Yeraltı Edebiyatı Sözleri ve Alıntıları
#Anais Nin, #Beyaz Zenciler, #Büyük Açlık, #Charles Bukowski, #Chuck Palahniuk, #erol anar, #Eşiktekiler, #Georges Bataille, #Hırsızın Günlüğü, #Ingvar Ambjornsen, #Irvine Welsh, #J. G. Ballard, #jean genet, #John Fante, #Lanetli, #Phillippe Djian, #Porno, #Postane, #Venüs Üçgeni, #Yeraltı Edebiyatı, #yeraltı edebiyatı alıntıları, #Yeraltı edebiyatı kitapları, #Yeraltı edebiyatı örnekleri, #yeraltı edebiyatı sözleri, #yeraltı edebiyatı sözleri ve alıntıları, #Yeraltı Edebiyatı Üzerine, #Yeraltı Edebiyatı Yazarları, #Yeraltı Edebiyatına Giriş
yeraltıedebiyatı.com
0 Yorumlar
Yeraltı Edebiyatı Sözleri ve Alıntıları
Yeraltı Edebiyatı Sözleri, hayatın derinliklerine inen, insan ruhunun karanlık yanlarını sorgulayan ve toplumsal normları eleştiren alıntılarla doludur.
“Bunun gibi bir sürü erkek biliyorum, çekici bir kadından ayakkabı çalan ve elinde onu tutup ona bakarken kendisini tatmin eden.”
Anais Nin, “Venüs Üçgeni”, Yumuşak G Yayınları, Birinci Baskı: Ocak 1998, İstanbul, Türkçesi: Mustafa Küpüşoğlu, sayfa 22.
“İkimiz de iş bulmalıyız,” dedi Joyce, “iş bulup onlara paralarının peşinde olmadığımızı kanıtlamalıyız. Kendimize yetebileceğimizi kanıtlamalıyız.”
“Yavrucuğum, yuva zihniyeti bu. Her salak gidip bir iş dilenebilir; bilgece olan çalışmadan yaşamaktır. Biz burda buna ‘uyanıklık’ deriz. Ben iyi bir ‘uyanık’ olmak isterim.”
Charles Bukowski, “Postane”, Parantez Yayıncılık, Çeviri: Avi Pardo, 2024, sayfa 130.
“Kıçımı lavaboya yasladım; kollarımı kavuşturmuş, bir elimde içki bardağım, annemin karnında olduğu kadar rahat, pencerenin önünde bir süre kaldım. Geleceği görmenin kırk biçimi yoktu, tek geçerli tavır buydu. Daha önce de güneș doğuncaya kadar böyle kaldığım olmuştu. Sonra yatmaya gidiyordum. Kimseye verecek hesabım yoktu, Günün geri kalan bölümünde, saçlarım dimdik, esneyebilirdim. Yaşamda herkes elinden geldiğince paçasını kurtarır, paçayı kurtarmanın ideal bir reçetesi yoktur.”
Phillippe Djian, “Eşiktekiler”, Ayrıntı Yayınları, Birinci Basım: 2001, İstanbul, Çeviri: Yaşar Avunç, sayfa 26.
“20. yüzyılı egemenliği altına alan kâbusun akılla evliliğinden her zamankinden daha belirsiz bir dünya doğdu. İletişim dünyası içinde teknolojinin kötü ruhları ve paranın satın alabileceği düşler kol geziyor. Termonükleer silah sistemleri ve alkolsüz içecek ticareti, reklamcılığın ve uydurma olayların, bilimin ve pornografinin yönettiği ışıltılı bir dünyada varlığını aynı anda sürdürüyor. Yaşamımız 20. yüzyılın o büyük, ikiz ana temasının egemenliği altında: seks ve paranoya.”
J. G. Ballard, “Çarpıșma”, Ayrıntı Yayınları, İkinci Basım: 2004, İstanbul, Çeviri: Nurgül Demirdöven, sayfa 7.
“Sonunda zekânın yıkımından bahsetmiştir ( eğer görmek istenirse). İlk sıraya bilinci koymuştur. Çelişkilerden kaygı duymamıştır. Sadece özgürlüğe tutkundur. Uçuruma ulașan ilk insandır ve uçuruma egemen olduğundan yenilmiştir.”
“Nietzsche sadece insan olmuștur…”‘
Georges Bataille, “İç Deney”, YKY Yayınları, 2018, İstanbul, Çeviri: Mehmet. M. Yakupoğlu, PDF, sayfa 51.
“Pornografi öksürünce popüler kültür nezleye yakalanır. İnsanlar seks, șiddet, yemek, ev hayvanları, demode mobilyalar ve aşağılanma istiyor. Onlara istediklerini verelim, hadi.”
Irvine Welsh, “Porno”, Siren Yayınları, Çeviri: Kıvanç Güney, 2002 İstanbul, sayfa 146.
“Her gece birkaç sözcük öğreniyorum. İmgelemim bu sözcükler arasında kaybolmuyor. Huzursuzluğum, kendi içimde hem kurban hem de suçlu rolünü üstlenmemden ileri geliyormuş gibi görünüyor. Ne var ki, içimdeki kurbanı ve suçluyu geceleyin dışarıya çıkarıyor, fırlatıyor, bir yerde birbirlerine kavuşturuyorum ve sabaha doğru kurbanın ölümünü, suçlunun da zindana ya da giyotine gitmesine ramak kaldığını öğrenince, büyük heyecan duyuyorum.”
Jean Genet, “Hırsızın Günlüğü”, Ayrıntı Yayınları, Üçüncü Basım: 2004 İstanbul, Çeviri: Yaşar Avunç, sayfa 17.
“Para çuvalına böylesine yakınken isyana kalkışmayacak kadar yolsuzduk hepimiz. Devrim yapmaya değil, dilenmeye gelmiştik. İşte yoksul olmak böyle boktan bir şey… ne vicdan… ne onur.”
Ingvar Ambjornsen, “Beyaz Zenciler”, Ayrıntı Yayınları, 10. Basım: 2014 İstanbul, Çeviri: Banu Gürsaler Syvertsen, sayfa 22.
“Hayır, bu hiç adil değil ama dünyayı Cehennem’e çeviren, onun Cennet gibi olması gerektiğine dair beklentimiz. Dünya dünyadır. Ölü de ölü. Çok geçmeden bunu kendiniz anlayacaksınız. Sizin için herkesin perişan olması da hiçbir işe yaramayacak.”
Chuck Palahniuk, “Lanetli”, Ayrıntı Yayınları, 2. Basım: İstanbul 2014, Çeviri: Gökçe C. Çetin, sayfa 12.
“Biz filmlerde gördüğümüz sabıkalılara bayılırdık, ama Fred Bestoli’nin öyle hayranlık duyulacak bir tip olduğu söylenemezdi. Ne kimseyi öldürürdü, ne de araba çalardı.”
John Fante, “Büyük Açlık”, Parantez Yayıncılık, 2005, İstanbul, Çeviri: Avi Pardo, sayfa 24, PDF.
Derleyen: Erol Anar
Not: Görsel, ‘dreamina ai’ tarafından olușturulmuștur.
Konuyla ilgili başka bir yazıya buradan ulaşabilirsiniz.











Yorum gönder