Yeraltı Edebiyatına Dair

Kathy Acker – Alabalık portreleri

Kathy Acker

Kathy Acker

Acker’in ilk çalışması 1970’lerin ortalarında New York underground edebiyat ortamında varoldu. Ilk eserleri striptizcilik yaptığı dönemlerin anlatısallığından mürekkepti. 1980 ortalarına dek küçük yeraltı yayın evleriyle çalıştı ve bu ona “edebi terörist” lakabını kazandırdı. İyi denecek düzeyde seri romanlar yazmaya başladı ve alternatif ama büyük yayınevi Grove bunların tamamını bastı. RE/Search, Angel Exhaust and Rapid Eye gibi karşıkültürün önemli magazinlerinde yer aldı. Guardian’a makaleler yazması Spice Girls ile röportaj yapması ölümüne yakın tarihlerde onu oldukça popüler kıldı.

 Acker’ın yazınının biçimselliği Amerikan şair ve yazarlarından (özellikle Jackson Mac Low, William S. Burroughs olmak üzere the Black Mountain şairleri), Fluxus akımından, özellikle de Fransız feministlerden ve Gilles Deleuze’den etkilenmiştir. Çalışmalarında plagiarismi, cut-up tekniklerini, pornografiyi, otobiyografiyi, personayı bir araya getirdi ve ne olacağına dair varolan beklentileri kişisel denemelerle şaşırttı. Erkek anlatıcılığında kadın kimliğini dikkatle çizdiği dilin fonksiyonlarını ve edebiyat tarihini (Don Quixote), karakterler arasındaki paralelizmi, otobiyografik kişileri, zamirlerle kurulan deneyselliği ve süregelen sözdizimini bozmayı iyi beceriyordu.

 In Memoriam to Identity’de sosyal ve edebi kimliğini yaratarak ve bunu açığa vurarak Rimbaud’nun hayatına yapılan popüler analizlere ve The Sound and the Fury’e dikkat çekiyor Acker. Her ne kadar kendi transgresif romanında ve feminist yazıda yeni bir stil yaratmak için edebi dünyayı tanıyor olsa da altkültürde bir feminist ve punk ikonu vardı, iradeli ve öfkeli bir kadındı.

 Nisan 1996’da Kathy Acker’e göğüs kanseri teşhisi koyuldu ve tedavilere katlanmak zorunda kaldı. 1997’nin Ocak’ında Guardian gazetesinde “The Gift of Disease” başlığı altında ilaçlardan dolayı kaybettiği inancı hakkında yazdı. Bedensel hislerini yok eden ve duygularını zayıflatan başarısız bir ameliyattan sonra yazdığı makalelerde, tıpta hastanın önemsizliğini reddetmiş; beslenme uzmanlarının, akupunkturcuların, psişik tedavicilerin ve Çinli ot satıcılarının peşine düşmüştür. Objektif bilgiler yerine (Batı tedavisi gibi) başka bir şeyler arıyordu; hasta bir kâhine, bilgelik isteyene, hastalık öğretmene, hasta da öğrenciye dönüşüyordu. İngiltere ve Birleşik Devletlerde alternatif tıbbın birkaç biçimini kovaladıktan sonra Acker; Tijuana, Mexico’da bir alternatif kanser kliniğinde, bir buçuk yıl içinde göğüs kanserinden öldü.

Kaynak: Kadıköy Underground Poetix

Kathy Acker ile ilgili detaylı bilgiye buradan erişebilirsiniz.

Baska yazılara buradan erişebilirsiniz.

Exit mobile version