Başka Bir Ağıt / Jericho Brown
Ölümümüz böyle görünüyor.
Sen güneşe inanıyorsun.
Bense seni sevemeyeceğime inanıyorum.
Her zaman sonuçlandır!
böyle demişti en sevdiğimiz profesör, silahı ağzında ateşlemeden önce.
Her insan nasıl yaşlanırsa öyle girdim yirmi dokuzuma, uykumda.
Altımdaki toprağın yer değiştirdiğinden,
levhaların o nizami duruşunun
aslında kadim bir anlaşmazlık olduğundan bihaber.
Yerli yerindeki levhalar, aslında eskiden kalma bir anlaşmazlık.
“Hadi, kozlarımızı paylaşalım yavrum!
Şunun şurasında ne kadar vaktin kaldı ki?
-Uykusunda yaş alan bir adam misali-. Bu yüzden, bir fotoğrafını çekiyorum.”
“Bakmayacağım ona elbette. Bu onun karanlık yüzü, içindeki Bay Hyde.
Bir kocanın zihnindeki boşluk ve karısının ağzındaki ‘O’.”
“Her gece bir hap yutuyorum. Birini kaçırırsam, ben biterim.
İkisini kaçırırsam, biz biteriz.
Oteller sıkar beni; meğerki bir dağ manzarası ola,
Telefonumun çekmediği bir oda,
Ve güneşin, bizi herhangi bir tabut gibi kucaklayan
Toprağın bağrına gömülüşünü seyretmekten başka
Yapacak hiçbir şeyin olmadığı o an.
Kaynak için buraya tıklayınız.
Bașka șiirlere buradan ulașabilirsiniz.














Yorum gönder